The individual has always had to struggle to keep from being overwhelmed by the tribe. If you try it, you will be lonely often, and sometimes frightened. But no price is too high to pay for the privilege of owning yourself...
Nietzsche
6 Ağustos 2011 Cumartesi
Öylesine
27 Temmuz 2011 Çarşamba
Bittim
13 Temmuz 2011 Çarşamba
günaydın canım bugün çok gıcıııııım :S
* Sabahlara kadar çalışmayı sevmiyorum. Ev hanımı olmak istiyorum.. Ev kızı :S
* Sivas Katliamı ile ilgili bi bok bilmezken iletilerine, yazılarına Srebrenitsa Katliamı ile ilgili bişiler yazan ikiyüzlü insanlara illet oluyorum.
* İnsanların sürekli başkalarının hayatlarına burunlarını sokmalarına anlam veremiyorum işiniz yok mu sizin??
* Bişiler yazarken sürekli typo yapan dikkatsizliğime anlam veremiyorum :(
* Ivana Sert'de aldatılmış... eeee?!
* Cümlelerinin sonun 'for your information' kısaltması olan 'fyi' (efvayay)'ı ekleyen insanların oracıkta gırtlaklarını deşmek istiyorum.
* Sevgilisini aldatan ve bunu çok normal bişimiş gibi gösteren insanları dipsiz kuyulara atmak istiyorum.
* Konsere-festivale müzik dinlemeye diiil piyasa yapmaya gelen insanlara çok acıyorum.
* Olmasını çok istediğim şeyler var, olmayınca deliriyorum... Yaz başıma vurdu sanırsam..
* En sevdiğim zamanında 10TL'ye almış olduğum gözlüğümü kırdım... yas tutuyorum..
* Adele-rolling in the deep şarkısına kaaaavır yapalım diyorum çocuklar olmaz diyoo nerde benim hattorihanzom :)
* Sevdiğim adam ülke dışına gitmesin, heeep benim yanımda kalsın dicek kadar 15 yaşındaki ergen hallerimi tokatlamak istiyorum.
* Haftalar önceki gribimden kalma iğrenç balgamlı öksürük sen ne ayaksın yaaauuuu??
* Bi zamanlar kraldan çok kralcı iken, krallarını ilk fırsatta satan insanları ıssız adaya atalım orada birbirlerini yesinler :)
* Eski iş yerimde bu ofis şöyle-bu ofis böyle diye vikvik eden herkesin 4-5 aylık bi sürede çil yavrusu gibi dağılmalarının anlamını çözemiyorum.
* Sürekli birileri arkamdan konuşuyo.. Beni bu kadar önemsedikleri için pampişlerimi öpüyorum.
* Çirkin kızlar, güzel kızları kıskanmak için harcadığınız enerjiyi gidin spor salonlarında harcayın..
* Anne, türkiyeye geldin diye her akşam telefonda konuşmak zorunda diiiiliz...!
* İçimden çataaaa diye kafasını kırmak istediiim ama suratına "tabiii haklısınız" demek zorunda olduuuum tüm üstlerime kafam girsin.
* Seni harbi çok seviyorum ama bunu söyleyemeyen ağzımın da taaaaa.....
24 Haziran 2011 Cuma
kırmızı çizgi
Aslında çok bişi yok.. Geçtim çizgileri, aşmaya çalıştım önüme konan engelleri teeek tek.
Sonuç : Eee geçtinde noooldu?
Bi zaman geldi çizgileri geçmeye öyle korkar oldum ki, tıpkı diğerleri gibi bende saklandım. Kurallara uydum. Böylesi daha iyi olur dedim. Artık hayata farklı bakmak istemiyordum. Aynı olmayı istedim. Onu bile beceremedim. Ne lanet bi kişilik bulduysam bit pazarından uymuyor kimseye, alışamıyorum diğerlerine.
Gecenin bi yarısı kaçıyorum evinden, yatağından... Babanemden kalma elmas yüzüğü bile unutuyorum başucunda. Ertesi gün kaçışıma bahane bulmam gerekiyor yüzüğümü geri istemek için telefon açtığımda... Oysa gerçek çok basit... Huzursuzum. Huzursuzluk bi hastalık gibi kemiriyor varlığımı. Resmen kaşınmaya başlıyorum. Sanki küçücük bi kutuya kapatılmışım da nefes alamıyormuşum gibi çıldırıyorum.
Sarılmaya çalışıyorsun, karanlıkta el yordamıyla elimi arıyorsun. Tenin tenime değiyor. Bir bütün olmamız gerekirken bana orada gulyabaniler saldırıyor. Bu saçma sapan halime gülmeye başlıyorum. Sinirlerim bozuluyor resmen. Yine gerçeklerden kaçıyorum. Ağzımdan saçma sapan alakasız bi cümle dökülüyor, "burası çok sıcak gidip salonda yatıyım mi?" Cevap basit "Saçmalamaa..." Bazı şeyleri beynim algılamıyor, çözmeye çalışıyorum, düşünüyorum...
Acaip bi pozisyonda, hararetli bi şekilde sevişirken bile belimi iki büklüm ettirme pahasına beni öpmeye çalışmandaki amaç nedir? Neden bütün gece yanında uyumam gerekiyor? Neden birlikte uyumak zorundayız? Ayrı yatamazmıyız? Hatta hayvanlaşıyorum "işimiz bitti ben artık gitsem yaa...."
27 Mayıs 2011 Cuma
DND
Gözüme vuran güneş ışığı, leş izmarit kokusu içerisinde, kanalizasyon çukurundan beter kokan ağzımın irite edici hissiyle gözlerimi açmaya çalıştım. Yarı uyuyan yarı uyanık bedenime kirpiklerimi birbirinden ayrılamayacak hale getirmiş olan akşamdan kalma maskara kalıntıları yardımcı olmadı. Daha fazla uykuya ihtiyacım vardı. Güneş rahatsız ediciydi ve akşamki eğlencenin ertesi güne bıraktığı muhteşem hediyesi olan baş ağrısıyla henüz baş etmeye hazır değildim. Etrafta su bardağı arandım. Genelde yatmadan önce baş ucuma mutlaka dolu bir bardak bırakırdım. H2O delisi olarak nitelendirilmeme sebep olacak kadar fazla su tüketme potansiyelim vardı ve bir kaç dakika içerisinde gırtlağımdan aşağı damacanayı boşaltmazsam kriz geçirebilirdim. Beynim sus artık!
Henüz gün ve saat algısına kavuşabileceğim noktaya ulaşamamıştım. Neyse ki gözlerimi bile açmayarak mutfağın yolunu bulma süper gücüne sahiptim. Kafamda akşam dinlediğim şarkıların hepsi en yüksek desibelde çalmaya devam ediyordu. Yatağa geri döndüm. O arada birşey ayak tabanımı kesti sanki acıyor. Umrumda değil. Zemine çıplak ayak basmanın verdiği hissi seviyorum. Deniz kenarında yürümek gibi... Ayaklarım bu hobim nedeniyle bolca yaraya maruz kalmışlardır. Zaten o kadar güzel veya estetik ayaklara da sahip olmadığım için bu da umrumda değildi. Günün henüz umursamaların başlaması gereken saatlerine ulaşmadık. En azından ben kendi umursama saatlerime ulaşmadım.
Evden hızlı adımlarla kendini dışarı atmaya çalışan birileri içerde gürültü yapıyordu. Bense kendimi yatakta sağdan sola döndürebilecek kuvvete dahi sahip değildim. Kocaman yatağın hep aynı tarafında yatardım. Diğer tarafı hep boş olsada bi köşesine kıvrılırdım. Hep aynı köşe, hep aynı pozisyon... Bilmem belki de takıntılıyımdır...
18 Mayıs 2011 Çarşamba
why
9 Mayıs 2011 Pazartesi
u could be the 1
We bring it in but we go no further
We're separate
Two ghosts in one mirror, no nearer
Later on if it turns to chaos, hurricane comin all around us
See the crack, pull it back from the window,
you stay low, say when
5 Mayıs 2011 Perşembe
in a manner of speaking
21 Nisan 2011 Perşembe
musicians are my kryptonite
25 Mart 2011 Cuma
kalpsiz
Söyle bana sebepsiz biter mi aşk?
Söyle bana sebepsiz affeder mi aşk?