The individual has always had to struggle to keep from being overwhelmed by the tribe. If you try it, you will be lonely often, and sometimes frightened. But no price is too high to pay for the privilege of owning yourself...

Nietzsche
Lia is back :) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lia is back :) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Haziran 2010 Çarşamba

far far faraway


söyleyecek fazla bi sözüm yok
üzgünüm herhangi bi açıklamam da yok..
gittim ama gittigim gibi gelmesini de bilirim
bilirsiniz ;)


neyse artk buralarda olacağım..
hala ilgilenen ve takip edenlere
sonsuz teşekkürler.

12 Kasım 2009 Perşembe

O gece

Çok basit bişi vardı aklımda çok çok insani bi içgüdü.. Bu yüzden tamam dedim hadi "al beni burdan Taksim'e gidelim." Bi yemek yer başımdan savarım. Düşmez daha peşime. Yemeği biralar izledi (çooook biralar) ardından tekilalar (fazlaaa tekilalar).... Sonra hiç durmamacasına konuşmaya başladım. Sadece anlattım eminimki ona tek kelime etmesi için fırsat vermedim. Doğrularımı, yanlışlarımı, çocukluğumu, varoluşlarımı, yokoluşlarımı, terkedişlerimi, terkedilişlerimi, aşklarımı, nefretlerimi...... herşeyi herşeyi anlattım. Yıllarca insanların kendime ait bir cümle ipucu verebilmem için yalvardıkları anlardan sonra hayatımda 2. defa gördüğüm bi yabancıya tüm benliğimi çırılçıplak sundum. Neden mi?
Bilmiyorum ve hiç bilemeyeceğim.. Özgürdüm gidenler gitmişti ve kalan hiçbir sağ yoktu yine. Aynı dairelerde döndüm döndüm YİNE (!) bazen kendimi sirk hayvanı gibi hissetmiyo değilim ama herneyse...
Ardından "hadi gidip sevişelim" dedim. Bütün gece kafasını ütülememin bi bedeli olmalıydı ve ben o bedeli ödemeliydim. Bana herşeyin bi bedeli olduğu öğretilmişti çünkü... Bu gece de öyle olmadığını öğrenecektim... Evine gittik... İstanbul ayaklarımın altındaydı tam kelimesiyle... Yirmi küsürüncü kattan şehre bakıyodum hayran hayran... Sarıldı, ellerini itmedim... Öptü artık o yabancılığı kalmamıştı... İstersen diğer odada uyurum dedi...
Sabah gün aydınlandığında gecenin tüm büyüsü bittiğinde herşey iğrenç gözükür ve ordan kaçmak istersiniz ya ben istemedim. Hayatımda ilk defa hayal kurdum. Oda aydınlanmış olsada hiçbirşey farketmedi benim için... Hala bi büyü vardı benim vazgeçmek istemediğim...


Kafam karışık yazı da karışık oldu
Bunca zaman sonra paslanmışım sadece...

15 Şubat 2009 Pazar

dönüş

son günlerde uzaktım biraz
evime, odama, yatağıma, ait olduğum yere..
tatil iyi geldi evet :)
herşey bıraktığım gibiydi
sanki burada zaman hiç geçmemiş
tüm eşyalar yerli yerinde
astığım çamaşırlar kurumuş tabi onları toplamam lazım

gitmeden önce biriyle görüşüyodum
çok yaklaşma bana demiştim
çok ceset bıraktım ardımda..
ait olmayı hiç sevmem, özgür olmalıyım ben
uçmalıyım, kaçmalıyım
aklıma her nası eserse işte o an onu yapmalıyım..
mutlu olduğunu söylemişti
mutlu olduğu sürece devam etmek istermiş beni görmeye
sonuçta güzel bişi paylaşıyomuşuz
paylaşmak?!? ne romantik :)
ifadesiz bakmıştım suratına
"neyse ben gidiyorum yarın" derken

abartmıyorum beni yok olduğum bu 2 hafta boyunca hergün aradı
hava dedi, su dedi ne biliyim dedi bişiler işte
hiç sıkmadı beni, şaşırdım
alıştım hatta hergün sesini duymaya
ironik geldi !

ne biçim bi çelişki bu böyle
birine aşık olursun, çabalarsın
kul olursun, köpek olursun
telefonda 1 ufak çağrı görmek için deli olursun
o ise asla aramaz
mutlaka bi bahanesi olur
uzaklaşır ardından ortada hiçbir neden yokken çekip gider..

sonra adamın biri çıkar
işimizi hallettik şimdi siktir git dersin
adam bi türlü gitmez (!) yapışır kalır

dün akşamda aradı bu şahsiyet
ne zaman geleceğimi sordu
geyik muhabbetinin orta yerinde bi an durdu ve
"ben senden başka kimseyle görüşmüyorum" dedi
hımmm monogomy how nice :)
sustum sadece kendi kendime gülümsedim
daha öğrenmesi gereken çok şey vardı
ama ona tüm bunları öğretecek olan kişi ben değildim
canını yakarım diye korktum, kaçtım

"ben dönmüyorum" dedim.