starbucksta oturmuş gelmesini bekliyorum
rahat koltuklarda diil bu sefer tahta sandalyelerdeyim
sabahın 7'si
çalışanların bile şaşkın bakışları üstümde
geriliyorum, geriliyorum..
sanki baston yutmuş gibi dik açıyla oturuyorum
önümde en büyük boy, en sert kahve var
akşamdan kalma makyajımı saklamak için
siyah wayfarerlarımı takıyorum
birbirine geçmiş kabarık saçlarımı görünce
"yataktan kalkmış da gelmiş" diyecek
ama umrumda değil
aslında yataktan kalkmadım, çünkü yatmadım hiç
bi süredir yatağıma yabancılaştım
aramıza mesafe koyduk
uzun bi süre yataktan çıkmak istemiyordum aslında ama olmuyor
yatağım beni artık istemiyor
geldi.. karşıma oturdu.. sigarasını yaktı..bi kaç dakika sessiz geçti
ardından beni neden sabaha karşı 5'te aradığını açıklamaya yeltelendi
açıklamasını istemedim
anlatmasındı bana hiçbişeyi
denemesin beni
yalanlar söylesindi hatta
istemesin beni, bensiz yaşasın
gitsin defolsun.. artık umrumda değil
onun beklentilerinin altında boğulmak istemiyorum
nefes almak istiyorum.. tek başıma..
"tatlım sen kahvemdeki caramel tadısın evet çok şekersin ama ben kahveyi sade severim.."
