The individual has always had to struggle to keep from being overwhelmed by the tribe. If you try it, you will be lonely often, and sometimes frightened. But no price is too high to pay for the privilege of owning yourself...

Nietzsche
kahve bahane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahve bahane etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Şubat 2009 Çarşamba

morning coffee

starbucksta oturmuş gelmesini bekliyorum
rahat koltuklarda diil bu sefer tahta sandalyelerdeyim
sabahın 7'si
çalışanların bile şaşkın bakışları üstümde
geriliyorum, geriliyorum..
sanki baston yutmuş gibi dik açıyla oturuyorum
önümde en büyük boy, en sert kahve var
akşamdan kalma makyajımı saklamak için
siyah wayfarerlarımı takıyorum
birbirine geçmiş kabarık saçlarımı görünce
"yataktan kalkmış da gelmiş" diyecek
ama umrumda değil
aslında yataktan kalkmadım, çünkü yatmadım hiç
bi süredir yatağıma yabancılaştım
aramıza mesafe koyduk
uzun bi süre yataktan çıkmak istemiyordum aslında ama olmuyor
yatağım beni artık istemiyor
geldi.. karşıma oturdu.. sigarasını yaktı..
bi kaç dakika sessiz geçti
ardından beni neden sabaha karşı 5'te aradığını açıklamaya yeltelendi
açıklamasını istemedim
anlatmasındı bana hiçbişeyi
denemesin beni
yalanlar söylesindi hatta
istemesin beni, bensiz yaşasın
gitsin defolsun.. artık umrumda değil
onun beklentilerinin altında boğulmak istemiyorum
nefes almak istiyorum.. tek başıma..

"tatlım sen kahvemdeki caramel tadısın evet çok şekersin ama ben kahveyi sade severim.."

10 Şubat 2009 Salı

S

Nedendir bilmem senle yaşadığımız günlerden kalan içtiğimiz son vodka şişesini hala saklıyomuşum.. Dellenip ev temizliğine girişince dip-köşe bi yerde çıktı karşıma. Gülümsetti beni (hani şu çok hoşuna giden hafif tebessümüm) Kısa da olsa gerçekten güzel günlerdi..
Vodka redbull olsun ama mutlaka redbull olsun :)
Geri dönüp bakınca sen hep çok iyiydin.. Nazik, sevecen, tatlı. Kötü olan bendim (yine!)
Sen çok uğraştın bişilerin olabilmesi için (belkide gereğinden fazla uğraştın, değmezdi bana)
Çabaladın ama ben olduramadım, beceremedim.
Belkide denemedim bile
Öyle vazgeçmişim ki kendimden
Senin nefes bile almana izin vermedim dünyamda..
Yinede şişeyle karşılaşınca seni görmek geldi içimden bi anda
Hem hala bana bi yemek borcun vardı (unutmadım!)
Bi kaç saniye sonra kendimi telefon numaranı tuşlarken buldum..


Seni yeniden görmek gerçekten iyi gelecek bana.. hissediyorum..

31 Ocak 2009 Cumartesi

cuma gecesi ateşi

Kaçıyorum diyorum ya
Açmıyorum telefonları
Kapımda bitiveriyosun
Kimseye hesap vermiyorum.. sana hiç veremem şimdi
"Git" diyorum
Yalnızlığımla oturuyoruz, bizi rahatsız etme..
Hayatımda hala hak iddia etmeye çalışıyosun
Oysa gözümün içine baka baka yalanlarını sıralıyosun sadece
Kimliğimden çok etime değer veriyosun
Anlamıyorum sanki tanımıyorum seni
Yalnız uyuyosun ya artık hayat gözünde büyüyor
Daha da tükeniyosun gözümde gün geçtikçe
Kendi bencilliğin bu sadece 'sevgin' falan değil
Umursadığını zannettiğin kişi de ben değilim
Sen kendinden başkasını düşünmezsin
Bi kahve içmeye diye geldin ya
Başladın yine hemen yargılamaya
Sanki benim veya hayatımın en ufak bi kırıntısında söz hakkın varmış gibi
Yıllar geçti ama sen hala beni hiç tanıyamadın
"Kendime dikkat etmeliymişim"
Merak etme sen
Ben kendimi her ne deliğe sokarsam sokıyim
Çıkartmasını da bilirim
Benim için endişelenmene gerek yok
Sen yoksun artık..
Aslında zaten hiç olmadın ki.